6 Nisan 2010 Salı

çürütüpte kurtulamadığım prangalar

Neden hayatta bir türlü ilerleyemediğimi sanırım odamı toparlarken anlıyorum. Bu gün odamı toparlayıp kıyı köşe temizlik yapmak istedim. Kütüphaneden, minik sandıklara kadar ne varsa herşeyin tozunu alıp düzeltirken farkettim. Çünkü herşeyi saklıyorum ve bu şekilde dün’e dair milyolarca anı oluşturuyorum. Atamıyorumki hayatımdan parçaları, yıllar sonra dönüp dönüp bakmaktan, dokunmaktan, koklamaktan, okumaktan... yorulmuyorum sanki. Hayır yoruluyorum hemde çok. Hiç birşey beni eski günlere geri götürmüyor, bi an durup gözlerimi kapatmamla kısa bir yolculuk yapmam ve saniyeler içinde gözlerimi yeniden açıp içinde bulunduğum zamanı yaşayamamak rutin tramvalar halini alıyor.

Her parfüm şişesinin dibinde mutlaka kokusunu yitirmeyecek kadar kalıntı bırakırım. Dönemsel olarak kullandığım parfümler vardır ve her biri kullanıldıkları dönemlere imzalarını atarlar. “bu koku o dönemlerin kokusu” dedirtir bana. Bazen bir losyon, bazen bir saç kremi herhangi bir anda karşıma çıkan kokular beni dönemsel yolculuklara gark eder-ki bazen günlerce dönemem gittiğim yerlerden....

Çekmecemin bir katında iç içe katlanmış, ense kısmı en içe alınmış (boyun çevresinde yapışmış saç telleridir saklanılmak istenen-eski bir sevgiliden-) bir thsort durur. Anlamlı ama gereksiz bir yolculuk daha başlar içerlerde bir yerlerde...

Duvardaki mantar panoda onlarca yüzlerce etkinlik biletleri... otobüs, tren, uçak yolcu biletleri... asılı durur anılar. Bazen dostlarla bazen ailece bazende tek kişilik katılımlar sağlanmış anılar silsilesine takılır gözlerim. Kahkalar, hüzünler, ayrılıklar kavuşmalar, başlangıçlar sonlar....


Özel günlerde yada apansız sunulmuş hediyeler de var. Oyuncaklardan,yarısı ikincil kişde kalmış anahtarlıklara, takı kutularından eşarplara kadar. Her biri verildiği günün tazeliğini korur inatla. Hepsi geride kalmış günlerin ağırlığınca benimle yaşıyor.

Kimine koymaz tüm bunlar, sadece anı olarak saklanır. Oysa ben sadece anı olmaktan çıkarıp onları her bir parçamda yaşatıyorum geçmişimi an be an... Yorulmak hak bana bu yüzden, bu yüzden adımlarım güçleşiyor geleceğe giderken.

Koşamıyorum, ayaklarımda eskiyemeyen, çürütüpte kurtulamadığım prangalarla.




sdackr

0 trip: