10 Nisan 2010 Cumartesi

 Yazıpta sildiğim, kayda geçemediğim cümlelerim  beynimin kayıp köşesinde. Sanki yaşanamamış zamanlar gibi. Yaşmasına izin verilmemiş gibi. Yok arabesk bi yazı olsun istemiyorum bu.  –bak yine yapıyorum aynı şeyi, yine sildim bir şeyleri-  neyse.

Bu aralar çok söylüyorum bunu. “Bitsede gitsek... bitsedegitsek!”  diyorum ya hani her sıkıştığımda, bu sabah az daha annem yetişmeseydi, mum bitiyordu ve ben gidiyordum. Geceden yanık unuttuğum, yatağımın hemen yanındaki çalışma masamda yanan mum, sabaha kadar bana eşlik etmiş,  biraz daha geç kalsam benide kendi gibi bitirecekmiş. Tüh dedim, bu günde ölmedim lan! Ölmekten değilde, annemin beni ölü bulmasından korktum bi an! 
Evet  f.d moddayım yine, bu adam beynimi bulandırıyor, sanki benimle konuşur gibi şarkıları. En çokta lavinya. Evet lavinya sana gitme demedim ama sen gittin. Hatta bu gün burda cumartesi; ben senin saçlarını, suçlar bakışlarını, geveze susuşlarını bile özledim....bu gün orda da cumartesi mi?
Ha bu arada, hani demiştim ya sana bi ara “pes edicem” diye. Yavaş yavaş kıvama gelmeye başlıyorum sanırım. Bu ikimiz içinde sevindirici bişey, hadi gülümse.  Hafife alma ama uğraşıyorum! Olacak bak gör!
Neyse, bu hafta zor günler beni bekliyor, ölümden dönmek kadar olmasada öldürmeden süründürücek kadar zor! 

0 trip: